Reklam

Maviş Tbmm’De Ak Parti Grubu Adına Milli Eğitim Politikaları Hakkında Konuştu

AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Sinop Milletvekili Nazım Maviş, AK PARTİ Grubu adına Milli Eğitim Politikaları ile ilgili TBMM’de söz aldı.

Maviş Tbmm’De Ak Parti Grubu Adına Milli Eğitim Politikaları Hakkında Konuştu
Maviş Tbmm’De Ak Parti Grubu Adına Milli Eğitim Politikaları Hakkında Konuştu
Bu içerik 146 kez okundu.

AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve Sinop Milletvekili Nazım Maviş, AK PARTİ Grubu adına Milli Eğitim Politikaları ile ilgili TBMM’de söz aldı.

Maviş konuşmasında AK Parti hükümetlerinin eğitim politikalarını anlattı. AK Parti İktidarı döneminde öğretmenlere verdikleri önemden ve bu alanda yaptıkları icraatlardan bahsetti. Konuşmasında eğitim alanında paralel yapıyla yapılan mücadelenin önemine de değinen Maviş,  paralel yapıyla olan mücadelenin her alanda kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.

Maviş’in konuşmasının tam metni:

AK PARTİNİN EĞİTİM POLİTİKALARINI

“Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli Milletvekilleri,

65'inci Hükümetimizin programında "İnsani Kalkınma" başlıklı bölüm: "İnsani kalkınma hedefimizin temelini eğitim oluşturmaktadır." cümlesiyle başlamaktadır. Dolayısıyla, 65'inci Hükümetimizin öncelikleri arasında eğitim politikaları, insani kalkınmanın temelini oluşturan politikalar olmak bakımından, fevkalade merkezî bir yer işgal etmektedir.

AK Parti Hükûmetleri olarak eğitimi; uzun vadeli bir bakış açısıyla geleceğimize yatırım olarak kabul ediyoruz. Eğitimi insanımızın yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin insan kaynağını çağdaş dünya ile rekabet edebilir donanıma kavuşturan ve hayat boyu süren bir süreç olarak görüyoruz. Biz sosyal ve ekonomik kalkınmada sahip olduğumuz en önemli zenginliğin insan kaynağımız olduğunu düşünüyoruz.  Bu nedenle AK Parti Hükümetlerinin temel önceliği hep insana yönelik yatırımlar olmuştur. 2002’den bu yana her yıl Bütçeden en büyük payı Milli Eğitime ayırmamızın nedeni bu temel bakış açımızdır.

Değerli Milletvekilleri,

13 yıllık iktidarımızda eğitim politikalarımızı 3 temel ayak üzerine inşa ettik.

1)Öncelikle eğitimde nitel ve nicel kaliteyi artırmayı amaçladık.

2)İkinci olarak, eğitime erişimde fırsat eşitliği sağlamak ve vatandaşlarımızın eğitim maliyetlerini azaltmayı hedefledik.

3)Üçüncü temel hedefimiz ise demokratik, sivil, özgürlükçü bir eğitim ortamını hazırlamak oldu.

Bu üç temel eksen içerisinde en önemli aktör olarak öğretmenleri görüyoruz.  Öğretmeni uyguladığımız bütün eğitim politikalarının merkezinde görüyoruz.

EĞİTİM POLİTİKALARININ TEMEL AKTÖRÜ ÖĞRETMENLERDİR

Değerli Milletvekilleri,

Öğretmenlik mesleğine verdiğimiz bu önemden dolayı mesleğin kıymetine sadece mali ve sosyal haklarla değer biçilemeyeceğine inanıyoruz.

21. yüzyılda küreselleşme ve bilişim teknolojileriyle birlikte ortaya çıkan değişim eğilimleri, yalnızca insanların günlük yaşam alışkanlıklarında bir değişim yaratmamış, içinde eğitimin de yer aldığı birçok sektör için paradigmatik bir kaymayı da beraberinde getirmiştir.

Öğretmenlik mesleği bu değişimler çerçevesinde yeni bir anlam kazanmıştır.  Geleneksel öğretmenlik rolü değişmiştir. Öğrencilere kazandırılması gereken becerileri kılavuzlamak için; değişimi okuyabilmek, sürekli kendini geliştirmek, empatik olmak, etkili iletişim kurabilmek ve problem çözmek gibi liderlik becerileri öğretmenliğin mesleki teknik özelliklerinin bütünleşik bir parçası olmuştur. Artık entelektüel yönden gelişmiş, estetik duygusu olan ve gücünü yetkisinden değil yarattığı etkisinden alan yeni bir öğretmen modeli vardır. Bu öğretmen modelinde mesleki saygınlık ve statü, liderlik becerileri üzerine kurulu uzman gücüne dayanmaktadır.

AK Parti olarak bu çerçevede öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, verimliliğini, uzmanlığını ve etkinliğini daha da artırmak önceliklerimizdendir. Bu amaçla Öğretmen Strateji Belgesini hazırlayıp yürürlüğe koyacağız.

Geçmişten bugüne kadar hayata geçirilen reform projeleri dikkate alındığında dünyadaki eğitim sistemlerinin başarısı; öğretmenlerin kapasitelerinin geliştirilmesine ve sistemin tüm bileşenlerinin yükselen bu yeni paradigmanın gereklerine göre yeniden yapılandırılmasına bağlıdır. Biz bu politika perspektifinde öğretmen strateji belgesini hazırlarken, toplumun tüm kesimlerinin görüşlerine açık ve katılımcı bir yöntem takip ettik.

Öğretmen Strateji Belgesi 3 temel amaç çerçevesinde hazırlandı.

1. Amaç: Her Sınıfa Yüksek Nitelikli Öğretmenin Erişimini Sağlamak

2. Amaç: Öğretmenlerin Kişisel ve Mesleki Gelişimini Sürekli Kılmak

3. Amaç: Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Algıyı İyileştirmek ve Öğretmenlik Mesleğinin Statüsünü Güçlendirmek

Strateji belgesinin yanı sıra öğretmenlerimizin niteliğini artırmak için Öğretmen Akademisinin kurulması çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından tamamlanmak üzeredir.

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİN SAYGINLIĞI

Tabi biz mesleğin saygınlığının sadece mali ve sosyal haklarla ölçülemeyeceğini belirttik.  Ancak AK Parti hükümetleri döneminde tüm bunlara rağmen öğretmenlik mesleğinin saygınlığının önemli bir parçası olarak gördüğümüz ekonomik ve sosyal iyileştirmelerle ilgili çok büyük adımlar atılmıştır. Bu çerçevede;

28 Şubat mağduru öğretmenlerimiz mesleklerine geri dönmüştür. 

Öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için başörtüsü yasağını kaldırdık.

Öğretmen başına düşen öğrenci sayısını düşürdük

Şu anda biraz önce atanamayan öğretmenlerden bahseden arkadaşlarımıza hitaben söylüyorum görevi başında olan 892.956 öğretmenden 542.036'sı AK PARTİ iktidarı döneminde atanmıştır yani göreve geldiğimizdeki mevcut öğretmen sayımızdan çok daha fazlasını on dört yılda atadık.

On dört yıldan önceki dönemde 400 bin öğretmen varken -on dört yıldan önceki koca, uzun bir zaman aralığından bahsediyoruz- on dört yılda 500 küsur bin ilave öğretmen atanmış ve şu anda norm kadro doluluk oranı açısından bakıldığında son yaptığımız 30 bin öğretmen atamasıyla birlikte ülke genelinde norm kadro doluluk oranında rekor seviyeye ulaşılmış ve yüzde 93'lere varılmıştır.

2 bin 705 engelli kardeşimizin ve 950 milli sporcumuzun da öğretmen olarak atamalarını yaptık.

Göreve yeni başlamış bir öğretmenimizin maaşı 2002 yılında 470,20 TL iken, 2016 yılı itibarıyla %441,18 artışla 2.544,62 TL'ye yükselmiştir.

2002 yılında ek ders ücretinin saati net 2,75 TL (brüt 3,26 TL) iken 2016 yılında net 10,47 TL (brüt 12,43 TL) olmuştur.

Bu durumda haftada 15 saatten ayda toplam 60 saat ek ders veren öğretmenimizin ek ders  ücreti 2002 yılında 165 TL iken, 2016 yılı itibarıyla %280,90 artışla net 628,49 TL'ye yükselmiştir.

Haftada 15 saat ek ders veren bir öğretmene 2002 yılında maaşı ile birlikte toplam 635,20 TL ödenirken, 2016 yılının ilk yarısında toplamda %399,55 artışla 3.173,11 TL ödenmektedir.

Tüm öğretmenlere her eğitim ve öğretim yılında bir defa eğitim öğretim yılına hazırlık ödeneği ödenmektedir. Yapılan ödeme 2002-2003 eğitim ve öğretim yılında 175 TL iken 2015-2016 eğitim ve öğretim yılında %442,86 artışla 950 TL'ye yükseltilmiştir.

Nöbet görevini fiilen yerine getiren müdür yardımcıları ile öğretmenlere 2016 yılında haftada 2 saat, 2017 yılında ise haftada 3 saat ek ders ücreti ödenmesi sağlanmıştır.

Öğretmenlerin hafta sonu girecekleri kurslarda alacakları ek ders ücreti %100 artırılmıştır.

29 Mayısta Fethin 563'üncü yıl dönümünü kutladık. Fethin 563'üncü yıl dönümünde millî eğitim politikalarımızın en önemli vizyon projelerinden bir tanesi FATİH Projesi'dir. FATİH Projesi kararlı bir şekilde yürütülmektedir. EBA'yla, etkileşimli tahtalarla, tablet bilgisayarlarla ve donanımlı içeriklerle birlikte yeni Fetih nesillerini yetiştirecek muhteşem bir proje bu Hükûmetin kararlılığıyla devam etmektedir.

PARALELLE MÜCADELEDE KARARLILIK

Aynı şekilde, burada sınav sistemlerinin değişiklerinden söz eden arkadaşlar oldu. Bakın, çocuklarımızın sınav stresinden kurtulması için, çocuklarımız üzerindeki sınav baskısını azaltmak için TEOG sistemi getirildi; okul odaklı, ders odaklı ve telafisi mümkün olan bir sınav sistemine geçilmiş oldu.

Aynı şekilde, kim olursa olsun, hangi odak olursa olsun meşru bir hükümeti devirmek gibi bir gayeyle hareket eden her kesimle nasıl bugüne kadar mücadele etmişsek, millî eğitim sistemi içerisinde de paralel yapıyla olan mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Bu mücadelenin odağında, AK Parti'nin on dört yıllık iktidarı döneminde verdiği vesayetle mücadele anlayışı vardır. Geçmiş dönemlerde vesayet mekanizmalarıyla, vesayet odaklarıyla nasıl mücadele ettiysek aynı şekilde bugün de yeni bir vesayet odağı olarak karşımızda olan ve bir darbe teşebbüsünün ürünü olarak sahneye çıkmış bulunan paralel yapıyla da aynı kararlılıkla mücadele edeceğiz ve millî eğitim sistemimiz içerisinde de paralel yapının gayrimeşru hangi uzantıları varsa bunları birer birer temizleyeceğiz.

Burada sık bakan değişikliklerinden bahsedildi. Şunu ifade ederek sözlerimi tamamlamak istiyorum. Bakın, Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri içerisinde eğer bir istatistik yapacak isek Millî Eğitim bakanlarının görevde kalma süreleri açısından en uzun dönemin AK PARTİ iktidarları dönemi olduğunu rahatlıkla göreceğiz. Cumhuriyetin kurulduğu 1920'den sonraki yirmi yıllık dönemde her 1 Millî Eğitim Bakanının süresi ortalama bir buçuk yıl olmuştur. Yine Ecevit'in Başbakanlığındaki Hükümet döneminde iki buçuk yılda 3 Millî Eğitim Bakanı değişmiştir.

Ben bu vesileyle yeni seçilen, yeni göreve gelen Millî Eğitim Bakanımıza da hayırlı olsun diyor; Eylül ayından itibaren öğretmenlerimize başarılı bir yeni eğitim öğretim dönemi diliyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İtalya - İspanya Maçı Hangi Kanalda ? Saat Kaçta ? Kadrolar Belli Oldu
İtalya - İspanya Maçı Hangi Kanalda ? Saat Kaçta ? Kadrolar Belli Oldu
Kayserispor Yatabare'nin peşinde
Kayserispor Yatabare'nin peşinde